Bir milleti ayakta tutan, haritasının büyüklüğü, sadece güçlü ekonomisi ya da gökyüzüne uzanan büyük şehirleri değildir. Bunlar bir devletin dış zırhıdır; ancak asıl güç, içeride birbirine güvenen insanları ve değerlerine sarsılmaz bir inançla sahip çıkan gençliğidir. Sosyal dokusu zayıflamış, güven iklimini kaybetmiş bir toplum, ne kadar zengin olursa olsun ilk rüzgarda sarsılmaya mahkumdur. Maddi kalkınma, manevi ve ahlaki bir temelle taçlandırılmadığı sürece kalıcı bir gelecek inşa edilemez.
Tam da bu noktada, merhum liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun ömrünü adadığı dava ve bize bıraktığı mukaddes emanet daha da büyük bir anlam kazanmaktadır. O, siyaseti bir güç devşirme aracı değil, bir milletleşme davası olarak gördü. Onun bıraktığı miras; ayrıştıran değil birleştiren, kıran değil gönül yapan, ötekileştirmeyen ve bu toprakların her bir ferdini bağrına basan bir siyaset anlayışıdır. Bizlere düşen, siyasi ikballerin ötesine geçerek, onun dik duruşunu ve Anadolu irfanından beslenen o temiz üslubunu bugün de yarın da yaşatmaktır.
Bugün, omuzlarımızdaki en büyük ve ertelenemez sorumluluk; vatanını canından aziz bilen, milletine kalpten bağlı, ahlaklı ve vicdan sahibi gençler yetiştirmektir. Dijitalleşen ve küreselleşen dünyanın getirdiği yozlaşma dalgasına karşı en güçlü kalkanımız, bu gençlerin karakteridir. Çünkü çok iyi biliyoruz ki, yarının güçlü Türkiye’sini inşa edecek olanlar süslü makamlar, geçici unvanlar ya da beton binalar değil; eğilmeyen, bükülmeyen, haksızlık karşısında susmayan karakter sahibi gençlerdir. Gençliğe yapılan yatırım, geleceğe yapılan en kutsal yatırımdır.
Bu bilinçle bizler; kinle değil kardeşlikle, şahsi hesaplarla değil samimiyetle yürümeye kararlılıkla devam edeceğiz. Yolumuz engebeli, yükümüz ağır olabilir; fakat niyetimiz halistir. Siyaseti bir kamplaşma alanı olmaktan çıkarıp, bir kucaklaşma zeminine dönüştürmek bizim bu millete olan borcumuzdur. Çünkü sarsılmaz bir inançla inanıyoruz ki; birlik varsa umut vardır, umut varsa yarınlar bizimdir ve umut varsa mutlaka güçlü bir Türkiye vardır.