Demokratik rejimlerde hak aramak, sesini duyurmak ve protesto etmek her vatandaşın en doğal, en anayasal hakkıdır. Bugün Gebze Ticaret Odası (GTO) önünde toplanan P Plakalı servis esnafının, "S Yetki Belgesi" üzerinden yaşadığı mağduriyeti ve haksız rekabet endişesini dile getirmesi de bu kapsamda son derece anlaşılırdır. Ekmeğinin peşinde koşan, yüksek bedeller ödeyerek tahditli plaka alan esnafın hakkını savunması meşrudur. Ancak bu hak arayışı, birilerinin siyasi ve kişisel hesaplarına alet edilip ahlak sınırlarını aştığı an meşruiyetini kaybeder.
GTO seçimlerine çok az bir süre kalmışken, oda önünde yükselen protestonun "hırsızlıkla" ithama kadar varması ne yazık ki amacından sapmıştır. Alınan kararlarda hiçbir yasal dahli, yetkisi ve imzası bulunmayan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş’a yönelik "Hırsız" yakıştırması yapmak, kelimenin tam anlamıyla insafsızlıktır, vicdansızlıktır. Çünkü hakkında bugüne kadar hiçbir şaibe bulunmayan Başkan Aslantaş, bölgemizin en temiz ve dürüst bürokratlarından biridir.
S Yetki Belgesi ve plaka tahditleri hususundaki düzenlemeler, doğrudan resmi kamu kurumlarının ve UKOME gibi idari mekanizmaların yetki alanındadır. Ticaret Odası’nın görevi ise karar almak değil, üyelerinin sorunlarını dinleyip bunları ilgili makamlara rapor etmek, köprü olmaktır. Nitekim Başkan Aslantaş da eylemin ardından sorumluluktan kaçmamış; tam aksine esnafı içeri davet ederek, taşımacılık sektörünün yetkilileriyle "bu sorunu masaya yatıralım" demiştir. Sektörün sesini ilgili bakanlıklara ve kurumlara kararlılıkla ileteceğinin sözünü vermiştir.
Durum bu kadar netken, yaklaşan oda seçimlerini fırsat bilip bu haklı protestoyu provoke etmek kimsenin işine yaramaz. Seçim sathı mailinde, temiz siyaset yürütmek yerine çamur at izi kalsın mantığıyla hareket edenler, aslında en büyük zararı hak arayan o samimi esnafa vermektedir. Alınteri döken servisçi esnafının haklı taleplerini, bir adayı karalama kampanyasına dönüştürerek gölgeleyenleri insafa davet ediyorum. Eleştiri her zaman baş tacıdır; ancak iftira ve hakaret, hak arama mücadelesinin değil, ancak acizliğin bir göstergesi olabilir. Başkan Aslantaş’a atılan bu haksız çamur, onun uzlaşmacı ve çözüm odaklı duruşu karşısında tutmayacaktır. Esnafın hakkı da, başkanın onuru da bu tür ucuz siyasi oyunlara kurban edilmeyecek kadar değerlidir.